Yurtiçi

Doğu Ekspresi Ve Kars

BEYAZ YOLCULUK “DOĞU EKSPRESİ”
YOLCULUK Başlamadan BİLMENİZ GEREKENLER
Tren’e ulaşım Ankara Gar‘dan 17.30 da kalkan servisler ya da ferdi olarak gidilen Nehir istasyonundan başlıyor. 11 Aralık 2017 tarihine kadar da kalkış yeri orası olacak. Oradaki hareket saati ise sıra dışı tek neden bulunmadığı müddetçe 19.20 olarak belirlenmiş. Kars’a yolculuk tahminen olarak 25 saat sürüyor.
Güzergahta Kayseri, Sivas, Erzincan, Erzurum ve nihai durak olarak Kars var. Genel olarak hava şartlarının zor bulunduğu bu yerlerden geçerken üşüyebilirsiniz, Ilgi edin.
Ankara gar
Yolculuk fiyatları ; birçok indirim opsiyonu için TCDD’nin sayfasına bakabilirsiniz.

Pulman : 38 TL (iki kişilik ve tek kişilik koltuklar)
Örtülü Kuşetli: 53 TL (4 kişilik odalarda yastık,örtü ve pike veriliyor)
Yataklı 2 şahıs alırsanız şahıs başı: 100 TL (odalarda mini bar var)
Yataklı 1 kişi: 116 TL (siz bileti tek alırsanız yanınıza başka biri giremiyor)
İndirimler ; -Gidiş-dönüş biletlerinizi aynısı çıkış ve varış istasyonları arasında alıyorsanız %20 indirim.

(Örneğin:Ankara-Kars Kars-Ankara gidiş dönüş bileti aldığınızda.)-13-26 yaş arasındaki şahıslara %20 “Genç” indirimi.
-Milli Eğitim Bakanlığı onaylı bütün resmi-özel okullarda çalışmakta olan öğretmenlere, yükseköğretim kuruluşlarında gayret gösteren öğretmenlere ve Türk tebaalı olup ecnebi milletlerde çalışmakta olan öğretmenlere %20 indirim.
-12 şahıs ve henüz kalabalık gruplara %20 indirim.
-60-65 yaş arasındaki yolculara %20 indirim.
-65 yaş ve üstündeki yolcular için %50 indirim.
-7-12 yaş arasındakı çocuklara %50 indirim. 7 yaş altındaki çocuklar fiyatsız ama ayrı tek yer istemediğiniz sürece.
Kantin hesaplı fakat tümşeyleri bulamayabiliyorsunuz ,o yüzden yanınızda tek şeyler götürebilirsiniz.

TREN YOLCULUĞU NASIL GEÇTİ ?

Yaptığım yolculukta Kars’ta talebe olan iki dost henüz odada bana eşlik etmişti. 4. şahıs ise yeniden genç tek arkadaştı. Kayseri’den binip Erzincan’da indi. Sırt çantamı odanın üst bölümünde tespit edilen rafa kaldırdım. Normal boy bavuldan devasa olan çantalar yukarı sığmıyor. Yolculuk süresince zorunlu olarak, arkadaşların bavulları yerde koltukların merkezinde durdu. Trende bavullarınızı koymak için ilave olarak tek yer malesef yok. Her vagonun başında ve nihayetinde olmak suretiyle tuvaletleri mevcut. Her vagonun tuvaleti alaturka ve yanlızca 7. vagonunki (2 kişilik odaları olan nihai vagon) klozet şeklinde. Tuvaletler genel olarak temiz. Herhangi bir sorun yaşamadım. Yemek vagonu ise 5. vagonda yer almaktadır ve nerdeyse vagonun ortası sayılır. Vagonlar arası geçiş yapılabildiği için dilediğiniz vakit gidip gelebiliyorsunuz. Yemek vagonu için ücretler gayet hesaplı diyebilirim. Hijyen ile ilgili da fena değiller, gönül rahatlığı ile tüketim yapabilirsiniz. Yataklı vagonda verilen örtüler ise gayet temiz.

Sabah uyandığınızda Fırat nehrine nazır tek sabah karşılıyor sizi. Yemyeşil suları tek sağda tek solda uzun bir müddet peşinizi bırakmıyor. Sapsarı kurak toprakların konumunu bazı durumlarda yeşil köyler alıyor. Nerdeyse hiçbir şeyin yetişmediği arazilerdeki insanların hayata inatları takdire şayan. Bu çetin coğrafya ve orada yaşam sürdüren kişiler kendisine hayran bırakıyor. Yollarda birçok kemer ve tünelden geçiyorsunuz. Saymadım fakat 80 kere tünelden geçtik desem az gelir. Erzincan ve Erzurum’u gördükten ardından Karsa az kaldığını düşünüyorsunuz fakat 5 saatten çok müddet kalıyor arada. Bir müddet ardından sıradanlaşsa da görünüm, Karsa doğru peri bacasına benzer tabii araziler ile yeniden değişiyor. Eminim kar yağdığında her yer henüz güzel görünür. Fırat Nehri her kıvrımıyla dağlara sebep biçim verildiğini anlatmaya sizi çağırıyor. Süratli tren başlamadan sindire sindire gezmeye buyurun.

MERHABA KARS!

Aylar süresince haneden çıkarken annem ile ” anne ben gidiyorum” , “nereye oğlum?” , “Kars’a” diye eğlendik durduk. O kadar defa istiyordum ki ülkemizin o köşesini görmeyi anlatamam. Tek gün anneme yeniden dedim “anne ben gidiyorum “diye. O da “Kars’a mı ” diye sordu gülerek. Şaka yaptığımı sandı, fakat ben de dedim ki “evet bu kez harbiden ,gidiyorum Kars’a”. Çantamı hazırlamaya başlayana kadarda inanmadı. 6 ay süresince şakasını yapmıştım basit değil inanmak. Ben de gardan otobüs ile transfer yapıp Nehir istasyonuna gelene kadar inanmamıştım. “Oğlum gidiyorsun gerçekten” diye söylendim kendime gururlu tek gülümseme ile. Tek başıma çıktığım yolda, yeni kişiler ile tanıştım ,yeni yerler gördüm fakat heyecanla varıcağım şehire inmeyi bekliyordum. Kars, Batum ve Doğu Karadeniz gezime yanlızca 100 TL ayırmıştım. Tek yakınımın verilen poğaçaları yiyerek Kars’a ulaştım. Geldiğimde saat 20.12 idi.

Trenden indiğimde gidecek yerim yoktu ve kalacak yer ayarlamaya çalışıyorum. Instagram’dan tek dostum kalmak için yer bulamazsam ismini söylediği camiye gitmemi söyledi. Dediğine göre tek iki dost o bölgeye gitmiş, yatsı namazından çıkan amcalar kalacak yerleri olmadığını sormuş, olmadığını öğrendiklerinde de almışlar hanelerine götürmüşler bizimkileri. Bende telefonumla geldiğimi tek arkadaşıma haber verirken, Irmağa giden serviste tanıştığım Rafet isimli dostum benim camide kalma tasarımı duydu. Ciddi olup olmadığımı sordu. Ciddi olduğumu öğrenince oldukça güldü. Bir miktar Eklendi ettik ve onun oteline yaklaştığımızda sonrası sabah biraraya gelip dolaşmak emeliyle telefon numaralarımızı alıp ayrıldık. Camiye vardım ve bir miktar oturup kitap okuduktan ardından caminin imamından kalmak için destur aldım. Camideki işlerini hallettikten ardından beni ve yanındaki arkadaşlarını yemeğe götürdü. Yeniden dört ayak üzerine düştüm. Camide telefonumu şarja takıp rahatlıkla uyudum.

Fırat Nehri

KARS’TA GİDİLECEK YERLER
KARS KALESİ
Kars’a Rus mimarisinin işlendiği duvarların merkezinde günaydın dedim. Kentte bariz şeklinde hissedilen Rus düzeni tam tek uygarlık misali olarak çeşitli duvarlarda karşımıza çıkıyor. Sabah dostum ile biraraya gelip Kars Kalesine doğru yola çıktık. Kars Kalesi Arkeolojik sit kısmı olarak tescil edilip savunma altına alınmış, fakat ben kimsenin koruduğunu görmedim. Gayet herkesin arzuladığı gibi tahrip edebileceği tek şeklinde duruyor. Hiçbir misyonlu bulunmuyor. Kaleye çıkış yolu defa bakımsız. Olağanüstü büyüklükte ve heybetiyle karşımda duran bu kaleye karşı insanların sorumsuz davranışları, umursamazlıkları içimi acıttı. Üzülerek bu müthiş yapının her köşesini gezmeye başladım. Sonrasında kaleden inip alttaki Ebul Hasan-ı Harakani türbesi ne gittim ama, saat itibari ile kapalıydı. Taş mimarisi ise epey alaka çekiciydi. Kaleye giden taş köprü ise resim tek nostalji yaratıyordu.

ANİ HARABELERİ

Ani Harabeleri kentin 45 km dışında Ermenistan hududunda bulunmakta. Ulaşım için, İl Kalifiye Yönetimi gün içerisinde iki sefer kez düzenliyor. İlk servis kalkış 09:00, dönüşü 11:30, 2. Servis kalkış 13:00, dönüş 15:30 da. Servis fiyatları : talebe 10 TL , erişkin 14 TL . Servis noktası Gazi Ahmet Muhtar Paşa Güzel Sanatlar Galerisi önü. Kalıntı etrafında yeme içme kısmı yok. Abiye ise yeni yapılmakta olan tek yerin içinde. Surdan çıkıp 5-6 dk yürümeniz gerekiyor. Servis, alana yaklaşırken müthiş büyüklükteki sur sizi karşılıyor. Gördüğüm kale duvarları arasında beni en fazla etkileyen yer burası oldu. Girişte 8 TL ücret alıyorlar. Müzekart ile de giriş yapabiliyorsunuz. Kılavuzluk gerçekleştirecek görevliler sizden 50 TL istiyor. Grupça kılavuz ayarlayabilirseniz parasal olarak daha hesaplı olur.
Yürüyerek hiç durmadan 2 vakitte anca gezebildiğiniz bu arazide Cami,Medrese,Kilise , Ateş Tapınağı gibi değişik dinlerin yapılarını birlikte bulacaksınız. Her yapı kendisine tek tek hayran bırakmayı başarıyor. Ani, tüccar kervanları için ehemmiyetli tek köprü olmuş ve kent Bizans, İran, Suriye ve Orta Asya arası ticaret yollarını denetlemiş. Tüccarlar ve esnaf, Ermenistan’ın henüz külüstür şehirlerinden, Ermenistan’ın kırsal illerinden nüfus akımı ile birlikte Ani’ye toplanmış. 992’de Ermeni patrikliği, merkezini Ani’ye taşımıştır; 11. asrın başında kentin 12 piskoposu, 40 keşişi ve 500 rahibi olmuş. 11. asırda kentin nüfusu 100,000’i geçmiş. Refah düzeyi ile şanı öyleymiş ki, “bin tek kiliseli şehir” olarak bilinirmiş.

Arpa Çayı
Arpa Çayının yardığı vadinin görüntüsü ise zaman içinde kaybolmuş bu yerin ihtişamına kudret katıyor. O vadinin görüntüsü ise olağanüstü güzellikte. Bu geniş arazinin etrafında yer altı şehirleri de bulunuyor ama bir çok Ermeni hududunun başka doğrultusunda kaldığı için inemiyorsunuz. Bizim sınırlarımız içerisinde kalanlara da inmek için bişi yapılmamış. Harabeler, kalıntı olarak bırakılmasa orası olağanüstü tek atmosfere kavuşturulabilir fakat öylece bırakılmış. Her taşında 1000 senelik öyküsü olan Ani’yi görmeden ölmeyin.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı